16 Ocak 2011 Pazar

Mim'cikleyen parmaklarınız dert görmesin!...

Lütfen bana böyle uzun, çok genel-geçer mimlerle gelmeyin; her bir başlık ayrı bir post konusu. Yine de ilk kez biri tarafından mim'ciklendiğim için, xcoach'a buradan böyle gırtlaktan derinlerden bir yerden "mııırrrrrrr....mııırrrrrrr...mııırrrrrrr..." ;) blog aleminde artık "milli oldum" sanırım... Şu anda kendimi sırt üstü düşmüş yengeç gibi hissediyorum; yumuşak karnım açıkta!

Dindarsınız ya da değilsiniz, inancınız var ya yok , dinlerini yaşadığını söyleyen insanlarda en çok sizi iten şeyler ne ve neden?
Herkes inandığı ölçüde inancını yerine getirsin, getirmesine de bunu yaparken gözüme sokmaları rahatsız eder beni. Son zamanlarda şunu düşünmeye başladım, sürekli "Allah" ın adını ağızlarından düşürmeyen insanların; gerçekten Allah'a ihtiyacı var, o insanlar hakkında kafamda soru işaretleri oluşur. İnanç kul ile Tanrı'sı ile arasında olan birşey; kimseye ispat etmek gerekmez. Bazı "dini bütün" diye tabir edilen insanlara bakıyorsunuz; insanlıktan nasibini almamış... Lafım din üzerinden "rant" sağlayanlara, anladınız siz onu... Hem inanç sadece 5 vakit namaz kılmak, oruç tutmak değildir! Bunlar çok basit; asıl zor olan farklı kültürdeki insanlara saygı duyabilmek, insan ilişkilerinde dürüst olabilmek, insanlar hakkında ileri geri konuşmamak...vicdan sahibi olabilmek...Yerse buyursunlar.
Sizi siz yapan özelliklerinizden en belirgin olanı ne?
Sabırlıyımdır; çevremde böyle tanınırım, yani kolay kolay kızmam. Bir de olaylardan hep olumlu bi yan çıkarmaya bakarım... Bazen hırçın yazılarıma, laflarıma denk geliyor olabilirsiniz; aslında sakin bir karakterim vardır; işte ne oluyorsa oluyor gaza gelip döktürüveriyorum, o ben değilim. Günah çıkarttım... :P
Etrafınızdaki kişilere saygılı mısınız? Neyiniz insanlardan farklı ve ne konuda daha çok saygı bekliyorsunuz?
Şöyle diyeyim; dünya tatlısı yiğenlerim var, kuzenlerimin çocukları, bilirsiniz herşeyin yavrusu tatlı olur. Bazen onları görünce dayanamaz yanacıklarından, gıdışlarından öperdim; kim dayanabilir ki? Öpünce genelde suratlarını ekşitirlerdi; sebebi sakallarımın batıyor oluşu; 2-3 yaşındalar o zaman. Sonra onları rahatsız etme hakkım olmadığını anladım; artık öpmek için izin ister oldum; keyifleri yerinde iseler öptürürlerdi, olmaz dediklerinde yapacak birşey yok, içim giderdi ama, bazen traş olup gelip "şimdi öpebilirmiyim?" derdim; o zaman öptürürlerdi. Yani bir insan bir şeye hayır diyorsa onun bu kararına saygı göstermek gerek; kendi bencilliğim için kimseyi rahatsız etme hakkım yok; hele ki artık son kaşığı çocuğun ağzına zorla dayayan yakınlarıma söyleyecek birşey bulamıyorum, çocuk doymuş işte zorlamanın anlamı ne, boşuna bağırış çığırış...
"İnsanın" sizdeki tanımı ne? Karşınızdaki kişi de olmazsa olmaz dediğiniz özellikler neler ve neden sizin için önemli bunlar?
Kimliğime bakıyorum; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, dini İslam yazıyor... 20'li yaşlarımdan sonra kendimi ve başkalarını bunların üstünde sadece "insan" olarak görmeye başladım; tüm dünya'da böyle görse savaşlar olmayacak ya... sakalım da yok ki...
Açık olsun, dobra olsun; dürüst ve hoşgörülü olsun...
Hayata bakışınızı paylaşır mısınız? Sürekli bir şeyler için hayatı suçluyor musunuz yoksa hayatta olması gerekenler bunlar ve olması gerekenler yaşanıyor mu diyorsunuz?
Üniversite okuduğum yıllarda kişisel gelişim kitaplarını yalayıp yutan birisi olarak- n'apim? insan yalnızken yol gösterici olarak kitaplara sarılıyor, onlarla karakterini hayata karşı daha dirençli hale getiriyor- olayların olumlu yönlerini görmeye çalışırım; "üff" n'apıcam ben şimdi?" deyip, insanlara karamsarlığımı aşılamam, düşünce birinin sizi gelip kaldırmasını beklerseniz daha çok beklersiniz; hadi hiç bir çıkış yolu bulamadım diyelim "vardır yukarıdakinin bir bildiği" deyip öyle devam ederim; Hayat bu! herkesi mikiyor!..
Savaşların asıl nedeni ne sizce? İnsanoğlu kendinde neyi yok etti ki zulüm denen illet yakasını bırakmıyor dünyanın?
Açgözlülük...
Sizi en çok huzursuz eden eksikliğiniz ne ? Şunu da düzeltseydim daha huzurlu olurdum dediğiniz, gerçeğiniz, boşvermişliğiniz, gamsızlığınız?
Bazen kendimi pek girişken bulmam, mütevaziliğim tavan yapabilir. Ha geçmişten gelen bir takım pişmanlıklarım var; özür dilemem gereken insanlar, zaman zaman aklıma gelir keşke öyle davranmasaydım diye vicdanım arada bir yoklar beni; gamsız olsam hayat daha bi kolay olurdu haa?
Kalbinizin sesi mi mantığınızın sesi mi? Neden ?
Olaylara göre değişmekle beraber, ikiside; kimi zaman biri diğerinin önüne geçebilir... Üff çok genel sorular olmuş böyle mim mi olur? Sırf bu soruya sayfa sayfa yazılabilir!
Biri size bir kötülük yaptı ve biliyorsunuz ki yapılan şey bilinçliydi, tepkiniz nasıl olurdu? Susar mısınız yoksa aynı anda yüzüne vurur musunuz yapılanları? Kişilere davranışlarınızı neye göre belirliyorsunuz ?
"Arkadaş" dediğim bir insan ise üzülürüm, geçmişte başıma geldi; öyle olunca da bir savunma mekanizması geliştiriyorsunuz, insanlara şüpheyle yaklaşmaya, etrafınıza duvarlar örmeye başlıyorsunuz. Artık araya mesafeler girmiştir bile... Zamanın da yapamadım ama yüzüne vurmak gerekir yapılanları, öylesi karaktersizlerin!
Sizce, sabretmek nedir ve üzerinizde otorite kurmaya çalışan, sizin hakkınızı yiyen insanlara sabretmeli miyiz yoksa karşılık vermeli miyiz? Tepkimiz nasıl olmalı?
Alternatif yollar aramalıyız! Pirince giderken evdeki bulgurdan da olmak var! Olayların getirisini götürüsünü düşünüp tartıp öyle hareket edilmeli; burada mantık biraz daha ağır basıyor...
Bir konuşmada geçti,ben böyle bir cümle kurdum:"Karşımdaki insan benim için değerli değilse söylediği cümlelerde değerli değildir, isterse hakkımda zanlarla kötü konuşsun hiç farketmez." Bunu söylememin nedeni de şu; biliyorum ki bu dünyada en zor şeylerden biri sizi anlamaya kapalı insanlara kendinizi ifade etmeye çalışmak ve birilerini memnun etmeye çalışmak..Peki siz nasıl düşünüyorsunuz bu konuda?
Elin ağzı torba değil ki büzesin. Birilerini memnun etmek ile ilgili geçmişten aklıma gelen şöyle bir laf "İstediği gibi yaşamak değildir bencillik, başkalarına kendisinin istediği biçimde yaşamalarını önermektir... Kırmızı gül olmak isteği için bencil olmaz kırmızı gül; bahçedeki öteki tüm çiçeklerin de hem kırmızı, hem de gül olmasını istedi ise, işte bu korkunç bir bencillik olurdu." Oscar Wilde
Hangi söz sizi rahatsız eder ve neden?
Çok genel olmuş! Ama çocukken çevremden bana kızdıklarında "kızz gibisin..." lafını işitmişimdir. Ben de içimden "niye yaa?" deyip üzülürdüm; çocukken insan pek bir kıpır kıpır oluyor anacım, ama bunu genelde beni sevenler, hoşça vakit geçirenlerden değil de; karakteri fesat olanlardan işitirdim... Ama şimdi yarabbime bin şükür taş gibi hatunum ayol! ;D
Başkasında kınayıp da sonra sizinde yaptığınız bir şey var mı?
Aklıma gelmiyor, ama bende kınadığı şeyi daha sonra kendisi yapan bir abulam var; eh bu hareketlerini yakaladığımda yüzüne vuruyorum, "ben yapınca kötü oluyorum! sen yapınca iyi oluyorsun değil mi?" diye söyleyince "kes sesini! ben senin büyüğünüm!" diye de su yüzüne çıkabilme kapasitesi vardır; benden akıl almadan da birşey yapmaz; ayhh! öyle ki bir insan hergün mü "yarın ne giyeyim?" diye kardeşine danışır! Yeter yani bu da bi can! Çok eziyor beni çooook! :)

2 yorum:

Adsız dedi ki...

bazı olayları böyle düşünmemiştim hiç.

Adsız dedi ki...

mimlendiniz efenim ;-)