Güliver ile girdik yorganın altına, zaten döt kadar yerde kıpır kıpırız yorgan mı kalır üzerimizde? Tamam başta bi çekingenliğim vardı ama bu sadece onun hoşuna gitmeyecek birşeyleri yapmama isteğinden kaynaklanmaktaydı... Zaten arada sırada soruyorum; sevişme sırasında konuşmak nedense hoşuma gidiyor, aralarda gülüşmek felan... "ben altta olsam ezilirim sanırım dii mi ehiehiehi..." gibi komiklikler yapmalar... Güliver'in boy ve kilo olarak benden 15 fazlası olunca; napiim ister istemez ilerisini düşünüyorum "lan ben bununla sevgili olsam hep ayak parmaklarımın ucunda kalkıptamı öpüşeceğim?"
İltifatları peşi sıra dizdikçe ben karakedilikten panterliğe doğru yol alıyorum. Bi ara bana kedi benzetmesi yapmıştı; hangi arada olduğunu söylemiim :) derken nirvanaya ulaşan ilk o oldu... sonrasında sarıldık (sarılmakta yetebilmeli bazen demiştim ona yazışmalarımızda) ve kanepede uyuyakalmışızdır bi yarım saat sanırım. Hadi bari yatakta uyuyalım dedik, uykumuz da gelmişken... Yatağa geçtik, insanın iki dk cin gibi olur mu? 9 canlı dememişler boşuna ^^ Ondan da bi itiraf geldi zaten "meğersem yatakta sevişmek gerekiyormuş seninle..." Kanepe pek rahat değildi bacağımın biri yerdeydi yani :/
Neyse yatakta iken zurnanın zırt dediği yere geliim; o esnada bütün kan tek bi yöne hücum edince, tabii şimdi beyine yeterince kan gitmeyince sağlıklı düşünemiyorsun doğal olarak "istersen prezervatifsiz de yapabiliriz?" demeyeyim mi oğlana? o.O Neyseki kabul etmedi; alla'm bi anlık azgınlık neler yaptırıyor insana!!! Sadece niyetim onu memnun etmekti... (niye hep karşımdakini düşünen ben oluyorum, bi de karşımdaki beni düşünse yaa). Derken patilerimle güliveri dağa fazla yormak istemedim uyuduk gece ikiydi sanırım.
Sabah sen, karga daha bokunu yemeden oğlanın üzerine patilerini atıver... sabahın sekizini görünce "ohaa" demez mi bu! Amaa sabah sevişmelerini daha çok sefiyoruuum ben ^^ (saçmalama alt tarafı hepi topu iki kez yatağa girdin!)... derken patilerimi oğlanın "g" noktasında gezdirmem ile nirvanayı ikinci kez görmesin mi? "Dur, yapma biraz bekle" dememe rağmen :/ Artık ön sevişmeyi uzun tutmaktanmıdır nedir bilemedim bu sevişme de de nirvanayı göremedim :( sonrasında tabiki kasıklarda bi ağrı...
Neyse; çok detaylı oldu ise pardon da beni asıl üzen şeye geleyim...
O gün güleryüzle sarılarak uğurlayan "bi dahakine ne zaman geleceksin?" diyen, sevişirken nefesine kokuna bayılan, "numaranı vermezsen seni öldürürüm, bunu saymıyorum" diyen oğlanı olayda bi iki hafta sonra metrobüs durağında beklerken gördüm... Öncesinde bununla ara sıra yine yazışıyorduk; o da benim iteklemem ile ilk baştaki isteği pek göremesemde. Tekrar buluşmak isteseydi giderdim de...
Metrobüs durağında karşılaşmamızın detayını anlatmiim ama; benim aklımda ona "merhaba" demek varken onun kendisini tanımamam için kafasını çevirmesi... Ağır çekimde yanından geçtiğimi hatırlıyorum. Sanırım kendisini farketmedim sanıyor... Ben de ses etmedim... Belki de yanlış anladım ama hislerime de güvenirim... O günden sonra ben de ona nezaketen arada bir hal hatır sormayı bıraktım... :/ Duygusal problemleri olabilir ama niçin bu hal ve tavırlar? İnsanı kırmaktan başka birşey değil...
Next?...
27 yaşına kadar başını kuma gömüp, 27'sinden sonra papatya(!) olduğunu kabul eden birisi hakkında...
12 Aralık 2012 Çarşamba
3 Aralık 2012 Pazartesi
Kasım kedisi (+18) Part 1
Valla deselerdi ki "kedi nickini alıyorsun ama yıldan yıla sevişecen" almazdım belki de karakedi nickini! ^^ Geçen seneden "ökküz"ü biliyorsunuz; ilkti bu da yine tam bi sene sonra ismi de "güliver" olsun... aramızda ki 15 cm lik boy farkından ötürü; haa pigme olan benim burada. Fotoğrafta herşeyi özetliyor zaten; "her açıdan"...
Gelelim nasıl tanıştık ettik... Malumunuz geçen yılbaşında noel babadan ayfon5 istemiştim, "yeter artık çıksın alacam..." demiştim. Çıktı çıkmasına da noel baba gösterince baba gibi 3000 tl lik faturayı, bi de "alt tarafı" çekip uzatmışlar ayfon 4'ü ayfon5 koymuşlar adını... "Yok kalsın" dedim, biraz büyük müyük geldi başta ama artık yeter beklediğim deyip S3 ü kucakladım... Kucaklamanın haftasında insan hemen flörtöz uygulamaları yükler mi canım! Yükler elbet... İşte "güliver" ile de ilk onun "merhaba" demesi ile (evet "merhaba"... "mrb" değil, "slm" hiç değil, "nbr" ondan da değil) grayndır da başladık yazışmaya...
Başta esrarengiz bi fotoğrafı vardı; tırsmadım değil... ama yazışmaya başladıkça; bunun okumuş etmiş iyi birisi olduğu izlenimini edindim, aramızda da 1-2 yaş farkı felan vardı. Zaten niyetim belli, "ap?" diye yanaşanlara ben yanaşmıyorum, canım bi destur der insan yahu!!! baktım bu ön elemeyi geçti; ilerleyen günlerde ben bunu fotoğrafını değiştirmesi ile kim olduğunu çıkarmayayım mı? Dünya çok küçük! bunu her zaman derim... Sizi de bulmamı istemiyorsanız sosyal mecrada kullandığınız fotoğrafınız ile gay mecra da kullandığınız fotolarınız farklı olsun; haa çoğu ipne kardeşimiz bu farklılığı soyunmak ile yakalıyor :/
(iç ses: uzun yazmıycam diyorum yine de laf lafı açıyor canım, gülivere gel!)
Tanıdıktan sonra aynı gün uzun uzun mesajlaşmalarımız sonucunda beni evine davet etti; o da benim gibi +18 e giren gün içi yazışmalardaki muhabbet esnasında işteyken masasından bi süre "kalkamamış"... "Gel sana çay demliyceem" deyince, dayanamadım gittim; çayı çok severim valla... Zaten yolumun üstündeydi evi, ısrarını kıramadım gidene kadar mesaj atmaya devam ediyor hala sevinç içerisinde.
Evine vardım, beni rahat kıyafetleri ile karşıladı; askılı ve pijama vari birşey (şahsen benim evime birisi gelse böyle karşılamam; niyeti bozmak gibi bi durumum olsa bilemiyorum tabii). Oturduk lafladık daha çok o konuştu, ben arada lafa girmeye çalıştım ballı çayından getirdi (çayda poşet çaydı, neysse). Çaydan mıdır nedir gece boyunca karnımda bi şişlik bi gaz, oğlanın yanında salmamak için de zor tutuyorum kendimi, zaten sevişme esnasında da "ben bi wc'ye gideyim dedim, yanında salmak istemiyorum ehii" dedim... Başta bi kafa karışıklığım oldu; hani ben beyaz atlı prensimi bekliyordum ya, hani kafa dengi birisi olsun diyordum yaa ondan. Ama oğlanın sıcaklığından, bi de ister bi vaziyette olmasından, bakışlarındaki o yalnızlıktan... "Peki" yi deyiverdim, o geceyi onunla geçirmek için evdeki ablaya da bi "yalan" uyduruldu ve başladık öpüşmeye...
Sanırım bu, benim bi anlık kararsızlığımı utandığıma yoraraktan yorgan getirmesin mi? Canım yaa, insan hiç seviştiği kişiden utanırmı? Yorganın altında yaşananlar bi daha ki sefere...
Flash Haber: Bu arada Maviş'le ilgili beklentilerim sonlandı... O'na next dedim; kafam da soru işaretleri ile. Bu da ayrı bi post konusu (güliver ile maviş'ten daha önce tanışmıştım; i'm not a bitch kapiş?).
Gelelim nasıl tanıştık ettik... Malumunuz geçen yılbaşında noel babadan ayfon5 istemiştim, "yeter artık çıksın alacam..." demiştim. Çıktı çıkmasına da noel baba gösterince baba gibi 3000 tl lik faturayı, bi de "alt tarafı" çekip uzatmışlar ayfon 4'ü ayfon5 koymuşlar adını... "Yok kalsın" dedim, biraz büyük müyük geldi başta ama artık yeter beklediğim deyip S3 ü kucakladım... Kucaklamanın haftasında insan hemen flörtöz uygulamaları yükler mi canım! Yükler elbet... İşte "güliver" ile de ilk onun "merhaba" demesi ile (evet "merhaba"... "mrb" değil, "slm" hiç değil, "nbr" ondan da değil) grayndır da başladık yazışmaya...
Başta esrarengiz bi fotoğrafı vardı; tırsmadım değil... ama yazışmaya başladıkça; bunun okumuş etmiş iyi birisi olduğu izlenimini edindim, aramızda da 1-2 yaş farkı felan vardı. Zaten niyetim belli, "ap?" diye yanaşanlara ben yanaşmıyorum, canım bi destur der insan yahu!!! baktım bu ön elemeyi geçti; ilerleyen günlerde ben bunu fotoğrafını değiştirmesi ile kim olduğunu çıkarmayayım mı? Dünya çok küçük! bunu her zaman derim... Sizi de bulmamı istemiyorsanız sosyal mecrada kullandığınız fotoğrafınız ile gay mecra da kullandığınız fotolarınız farklı olsun; haa çoğu ipne kardeşimiz bu farklılığı soyunmak ile yakalıyor :/
(iç ses: uzun yazmıycam diyorum yine de laf lafı açıyor canım, gülivere gel!)
Tanıdıktan sonra aynı gün uzun uzun mesajlaşmalarımız sonucunda beni evine davet etti; o da benim gibi +18 e giren gün içi yazışmalardaki muhabbet esnasında işteyken masasından bi süre "kalkamamış"... "Gel sana çay demliyceem" deyince, dayanamadım gittim; çayı çok severim valla... Zaten yolumun üstündeydi evi, ısrarını kıramadım gidene kadar mesaj atmaya devam ediyor hala sevinç içerisinde.
Evine vardım, beni rahat kıyafetleri ile karşıladı; askılı ve pijama vari birşey (şahsen benim evime birisi gelse böyle karşılamam; niyeti bozmak gibi bi durumum olsa bilemiyorum tabii). Oturduk lafladık daha çok o konuştu, ben arada lafa girmeye çalıştım ballı çayından getirdi (çayda poşet çaydı, neysse). Çaydan mıdır nedir gece boyunca karnımda bi şişlik bi gaz, oğlanın yanında salmamak için de zor tutuyorum kendimi, zaten sevişme esnasında da "ben bi wc'ye gideyim dedim, yanında salmak istemiyorum ehii" dedim... Başta bi kafa karışıklığım oldu; hani ben beyaz atlı prensimi bekliyordum ya, hani kafa dengi birisi olsun diyordum yaa ondan. Ama oğlanın sıcaklığından, bi de ister bi vaziyette olmasından, bakışlarındaki o yalnızlıktan... "Peki" yi deyiverdim, o geceyi onunla geçirmek için evdeki ablaya da bi "yalan" uyduruldu ve başladık öpüşmeye...
Sanırım bu, benim bi anlık kararsızlığımı utandığıma yoraraktan yorgan getirmesin mi? Canım yaa, insan hiç seviştiği kişiden utanırmı? Yorganın altında yaşananlar bi daha ki sefere...
Flash Haber: Bu arada Maviş'le ilgili beklentilerim sonlandı... O'na next dedim; kafam da soru işaretleri ile. Bu da ayrı bi post konusu (güliver ile maviş'ten daha önce tanışmıştım; i'm not a bitch kapiş?).
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

