Ben bu sayfayı güya romeo da orda burda kendimi anlatmaktan yorulduğum için millet beni burada okusunda tanısın felan diye açmıştım; amma velakin blog sayfamı bilhassa gizliyorum yoksa samimi paylaşımlarda bulunmam zor olur (beyim ne der sonra?). Eğer tekrar yazmaya ara vermezsem, gay güncesi gibi bi hal alacak sanırım.
Nerden başlayacağımı bilemediğimden en sıcak vaka ile başlayayım, daha dün tanıştık kendisi ile kazunun şu postundaki yorumda anlatmıştım ya "mavi gözlü" hani... İlk günden pek bi samimi olduk gibi, sürekli yolda gördüğümden olsa gerek? Herşey açık açık konuşuldu, bakalım aceleye gerek yok ( 8,5 yıl sonra 40 olcam)... Ya bi de ben çok mu safım, yoksa çok mu kibarım Grindr da her mesaj atana dönüş yapıyorum bazen birkaç kişi ile sohbet ilerliyor, neyseki seks odaklı birisi değilim yoksa erkek *ruspusu olur çıkarım tırstım valla... Sadece muhabbet olsada aynı anda birkaç kişi ile yazışmakta tuhaf bi haller oluşturuyor ben de... Neyse "mavis" ile ilgili daha önce yazdığım yorum aşağıda...Şimdilik arkadaşııız (bi buluşmada nereme arkadaş oluyorsak; alt tarafı ona mağaza mağaza mont baktık, kahve içtik, sinemaya gittik)... kısmet
karakedi15 Ekim 2012 13:08
ama mesajı gönderip unutmak gerekiyor, yoksa yine olmuyor...
sevgili kazu'nun günlüğü...
birinizin yorum sayfasında anlattımmı bilmiyorum ama; benim şöyle bir kezbanlığım var ^^ romeo'da bi oğlan vardı; sevimli, iyi aile çocuğu modunda bir hali vardı,tam istediğim gibi, neyse ben bunun ilk tanışalım mesajına, o zamanki modumda tanışma isteği olmayınca biraz da açık kapı bırakarak "...şu sıralar yeni birisiyle tanışmak istemiyorum belki daha sonra olabilir" demiştim yaşadığım hayal kırıklıkları neticesinde... neyse biz bu oğlanla işe gidip gelirken nerden baksan 20-30 kere karşılaşmışısızdır şu 2 yıllık süreçte. arada bir göz teması kuruyoruz; gözünde bir parlama, ben de ara sıra utangaç haller gözü sağa sola kaçırmaca felan... hatta hala taptaze bi kezban olarak bunun yürüdüğü yolda saat kaçta nereden geçtiğini bilerekten evden koştura koştura o saatte orada olmaya çalışmalar, erkenden yola koyulmalar felan ^^ resmen liseli ergenler gibiyim :/ romeo'da da nickini silmiş sanırım göremiyorum, görsem zaten bu sefer ben tanışmayı isteyeceğim. bununda ayna karşısında çekilmiş bi pozu vardı; önyargılarımdan kurtulmalıyım sanırım?
neyse... bi arkadaşa kahve falı baktarıyorum, bişeyler söylüyor işte. diyor ki; "şu sıralar unuttuğun ara ara karşılaştığın biri ile bi yerde karşılaşacaksın; metrobüz olur, kitapçı olur bu kafanı kaldırınca onu göreceksin." üzerinden bi hafta geçti ben bi arkadaşla buluşmak üzere taksime gittim, arkadaş beni iki saat beklettiği için o süre boyunca istiklal caddesini baştan sona sürttüm, sallana sallana... dükkanlara giriyorum felan, en son taksim d&r'ye girdim "bari kitaplara bakayım" dedim, 10dk felan kitapları inceledim bi kitabı almak için kasaya yöneldim...
ödemeyi yaparken arkamda solumda bir ses "bu deftere duruşmalara girmeden aklına gelen herşeyi yaz" diye bi bayana birisi bişeyler diyor... ben kasanın önüne konan önce o küçük deftere bakıyorum bir el üzerinden çekiliyor defterin, sonra o elin sahibi kim diye kafamı kaldırıyorum bana bakan bir çift parlayan mavi göz!!! ve karşımda her zamanki oğlan!!! o.O ben şokla eşşeklik arasında gidip gelerekten kafamı sakince kasiyere döndüm kart şifresini giriyorum bir yandanda içimden "sakin ol" diyorum...
özetle çok malım! :/ sevgili evren bana bi güzellik daha yapsana diyorum buradan... zaten olay sonrasında fal bakan arkadaşın dedikleri aklıma gelince beni aldı sırıtık bi ifade, "yuh!" dedim... sonrasında arkadaşla taksimdeki falcı imama gittik o da "aşkı şubatta buluyorsun" diyor... hadi amin bakalım ^^
kalbin kadar temiz olan bu sayfayı bana ayırdığın için ayrıca teşkür kazu ^^ postu okuyunca aklıma bu geldi, 2 hafta kadar önceydi olay zaten ve ben hala işe koştura koştura gidiyorum :)
sevgili kazu'nun günlüğü...
birinizin yorum sayfasında anlattımmı bilmiyorum ama; benim şöyle bir kezbanlığım var ^^ romeo'da bi oğlan vardı; sevimli, iyi aile çocuğu modunda bir hali vardı,tam istediğim gibi, neyse ben bunun ilk tanışalım mesajına, o zamanki modumda tanışma isteği olmayınca biraz da açık kapı bırakarak "...şu sıralar yeni birisiyle tanışmak istemiyorum belki daha sonra olabilir" demiştim yaşadığım hayal kırıklıkları neticesinde... neyse biz bu oğlanla işe gidip gelirken nerden baksan 20-30 kere karşılaşmışısızdır şu 2 yıllık süreçte. arada bir göz teması kuruyoruz; gözünde bir parlama, ben de ara sıra utangaç haller gözü sağa sola kaçırmaca felan... hatta hala taptaze bi kezban olarak bunun yürüdüğü yolda saat kaçta nereden geçtiğini bilerekten evden koştura koştura o saatte orada olmaya çalışmalar, erkenden yola koyulmalar felan ^^ resmen liseli ergenler gibiyim :/ romeo'da da nickini silmiş sanırım göremiyorum, görsem zaten bu sefer ben tanışmayı isteyeceğim. bununda ayna karşısında çekilmiş bi pozu vardı; önyargılarımdan kurtulmalıyım sanırım?
neyse... bi arkadaşa kahve falı baktarıyorum, bişeyler söylüyor işte. diyor ki; "şu sıralar unuttuğun ara ara karşılaştığın biri ile bi yerde karşılaşacaksın; metrobüz olur, kitapçı olur bu kafanı kaldırınca onu göreceksin." üzerinden bi hafta geçti ben bi arkadaşla buluşmak üzere taksime gittim, arkadaş beni iki saat beklettiği için o süre boyunca istiklal caddesini baştan sona sürttüm, sallana sallana... dükkanlara giriyorum felan, en son taksim d&r'ye girdim "bari kitaplara bakayım" dedim, 10dk felan kitapları inceledim bi kitabı almak için kasaya yöneldim...
ödemeyi yaparken arkamda solumda bir ses "bu deftere duruşmalara girmeden aklına gelen herşeyi yaz" diye bi bayana birisi bişeyler diyor... ben kasanın önüne konan önce o küçük deftere bakıyorum bir el üzerinden çekiliyor defterin, sonra o elin sahibi kim diye kafamı kaldırıyorum bana bakan bir çift parlayan mavi göz!!! ve karşımda her zamanki oğlan!!! o.O ben şokla eşşeklik arasında gidip gelerekten kafamı sakince kasiyere döndüm kart şifresini giriyorum bir yandanda içimden "sakin ol" diyorum...
özetle çok malım! :/ sevgili evren bana bi güzellik daha yapsana diyorum buradan... zaten olay sonrasında fal bakan arkadaşın dedikleri aklıma gelince beni aldı sırıtık bi ifade, "yuh!" dedim... sonrasında arkadaşla taksimdeki falcı imama gittik o da "aşkı şubatta buluyorsun" diyor... hadi amin bakalım ^^
kalbin kadar temiz olan bu sayfayı bana ayırdığın için ayrıca teşkür kazu ^^ postu okuyunca aklıma bu geldi, 2 hafta kadar önceydi olay zaten ve ben hala işe koştura koştura gidiyorum :)
