İlk tanışmam doğal olarak eşcinsel olduğumu kabul ettiğim zamanın sonrasına denk gelir… şu sıralar profil hesabımı tekrardan etkisiz hale getirdim ve 2011 için aldığım kararlardan biride bir süre profil sitelerinden gay’den guy’dan uzak durmak (benden uzak duramayan gay’lere hayır demem lol). Artık bir bıkkınlık geldi, çok kısmetsizim çok! Neyse profil siteleri ile olan son dönem ilişkime kronolojik sıraya göre tekrardan döneceğim…
Aslında eşcinsel (ya “eşcinsel” yazması uzun bundan sonra “gay” diyeceğim kapiş?) olduğumu kabul edene kadar hiç gay, sözüm ona arkadaşlık, siteleri hakkında hiçbir fikrim yoktu… tamam man at play hakkında bir fikrim vardı ama, kabul sonrası çift olma dürtüsü ile kendime cici arkadaş(lar) edinmek üzere bu sitelere girdim…
İlki Gabile idi; siteye üye oldum tabi henüz fotoğrafımı koyacak göt yok bende. Şöyle bir ortamı gözetlemekte fayda vardı, ne de olsa ortam hakkında fikir sahibi olmadığım ve de henüz 4 aylık bir kezban olduğum için insanlara biraz şüpheyle bakmam normaldi. Sağolsun 3.sayfa gazete başlıkları;
“- eşcinsel ilişki de bulunduğu adam tarafından kırk yerinden bıçaklandı…”
“-bana eşcinsel ilişki teklif ettiği için öldürdüm…”
Fotoğrafımı koyamıyorum madem; hem zaten bir türlü 60 derece sağ üst köşeden fotoğrafımı çekmeyi beceremedim, bende nelerden hoşlandığımı, izlediğim dizileri ; “imam bayıldı” yı valide hanım kadar iyi yaptığımdan bahsediyorum (imam kısmı “şaka” yok öyle bir şey, valide hanım o konuda elime su bile dökemez, üzülmesin diye öyle diyorum) v.b. hakkımda bilgi veriyorum ki kafa dengi birileri denk gelirde “-merhaba” desin diye… neyse profilleri geziyorum; dumurlardan dumurlara uğruyorum resmen, herkes totosunu orasını burasını gösteriyor… a-aaa ne ayıp!
“-Yok yaa ben böyle değilim! -Ailem beni iyi bir kız olarak yetiştirdi; kerhane karısı değilim ben…” dedim. Ben kendime dedim bunu; haa bu arada kerhanede çalışan gerçek ablalara da Allah kolaylık versin, yaptıkları zor iş; envai çeşit insanı memnun etmek kolay değil, delisi var, hırlısı-hırsızı var, katili, sapığı var… zor iş, beden işçisi olmak… biraz da genel profil tiplerinden tırsarak oradaki defter, ilk sayfayı çevirdikten sonra kapandı. İlk sayfa;
Çok sevimli idi; cute-casual arası,benim gibi iyi aile kızı olduğu belli idi. büyük heyecanla bir “-merhaba” dedim, yaa sahte bir hesaptı; ya da oğlan 3. sayfalara çıktı haberim yok. Üye olduğum 2 hafta boyunca online olduğunu görmedim; al yazmalım bal dudaklımın… köpeciği ile çekilmiş bir resmi vardı çok cici idi. Bir süre forum sayfasında; yüzlerini görmediğim insanlarla sohbet ettim, Sonrası da zaten askere gittim ( onlarca erkeği başka nerde bulacanız!), komtan “-normalde kızları askere almıyoruz, ama senin için bir güzellik yaptık!” dedi de; bende askere gitmeye razı oldum.
Manjam; oyyiişşş! Ey güzel allah’ım ne güzellikler yaratıyorsun! Yaratıyorsun da! Bunların totosu niye bu kadar kalkık! To be continued anacım, az sabır! 10 parmak yazmayı yeni yeni öğreniyorum…Part_2 ile devam edeceğim.
27 yaşına kadar başını kuma gömüp, 27'sinden sonra papatya(!) olduğunu kabul eden birisi hakkında...
30 Kasım 2010 Salı
28 Kasım 2010 Pazar
Tekrardan merhaba...
Vallahi nasıl giriş yapsam diye düşünürken , şu ilk satırları bile seçmekte zorlanıyorum... Sanırım bu kadar ara vermemin sebebi, sanki çok birşey yazmış gibi, "nasıl bir blog oluştursam?" mın yanıtını verememem. Geçen sene neden bir blog sayfası oluşturma hevesi içerisine girdiğimi gayetin iyi hatırlıyorum... Askerden geldikten sonra, ki sene 2009 haziran, çift olma dürtüsüyle gay profil sitelerinde dolandım durdum... Dolan dolan nereye kadar! Geçen 6 ay boyunca profil sitelerinden bir ekmek(!) çıkmayınca;
"- aman bee! kısmette varsa olur"
deyip ilk, ve son, adımı atıp blog sayfasını oluşturdum.
Aslında amaç biraz da her defasında yeni tanıştığım, yazıştığım insanlara tekrar tekrar kendimden bahsetmemek; girsinler blog sayfama hakkımda bir fikir edinsinler, samimi gelirsem bir "-merhaba" desinler aksi olursa hiç oralı olmadan uğrayıp gitsinler... Sonra taa lisede yine bir günlük tutma ihtiyacı hissetmiştim; ailevi nedenlerden ötürü, hatta gayet iyi hatırlıyorum 2 sayfa karaladığımı. Ama karalarken aklımda "-ya ablam, veya bir başkası bulupta okursa yazdıklarımı?" diye bir endişe vardı, birazda bundan sanırım doğru düzgün bir günlük bile tutamadım . Bir blog sayfasından ziyade sanırım kendimle olan yüzleşmelerimden, hayallerimden, endişelerimden bahsedeceğim burada,kocayı(!) bulana kadar, en azından ne tarafa doğru gittiğimi görürüm, şöyle arada bir geriye baktığımda... az da olsa hayattan bi kuple birşeyler paylaşmak... umarım bu sefer devamını getirebilirim.
"- aman bee! kısmette varsa olur"
deyip ilk, ve son, adımı atıp blog sayfasını oluşturdum.
Aslında amaç biraz da her defasında yeni tanıştığım, yazıştığım insanlara tekrar tekrar kendimden bahsetmemek; girsinler blog sayfama hakkımda bir fikir edinsinler, samimi gelirsem bir "-merhaba" desinler aksi olursa hiç oralı olmadan uğrayıp gitsinler... Sonra taa lisede yine bir günlük tutma ihtiyacı hissetmiştim; ailevi nedenlerden ötürü, hatta gayet iyi hatırlıyorum 2 sayfa karaladığımı. Ama karalarken aklımda "-ya ablam, veya bir başkası bulupta okursa yazdıklarımı?" diye bir endişe vardı, birazda bundan sanırım doğru düzgün bir günlük bile tutamadım . Bir blog sayfasından ziyade sanırım kendimle olan yüzleşmelerimden, hayallerimden, endişelerimden bahsedeceğim burada,
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)